Psikoterapi, güven ve doğru iletişim üzerine kurulu bir süreçtir; bu nedenle ana dilde terapi, danışanın duygularını net aktarmasını, psikoloğun da doğru anlamlandırmasını sağlar.
1. Duygular en doğru şekilde ana dilde ifade edilir
Bilimsel araştırmalar, insanların travmalarını, korkularını, utançlarını, öfkelerini ve derin duygularını en net ana dillerinde ifade ettiklerini gösteriyor.
Başka bir dilde konuşurken:
Duygunun tonu değişebilir
Anlam eksik kalabilir
Psikolog ile bağ kurmak zorlaşabilir
2. Kültürel Bağlar
Psikolojik sorunların büyük kısmı kültürle bağlantılıdır:
Türk aile yapısı
Çocuk büyütme tarzı
Göçmenlik baskısı
Aile içi roller
Toplumsal beklentiler
Utanç/ayıp kavramı
3. Ana dilde psikolog ile konuşmak güven duygusunu artırır
Terapi ilişkisi tamamen güvene dayanır.
Danışan, kendini gerçekten güvende hissettiği anda:
Daha rahat açılır
Zor duyguları daha kolay paylaşır
Travmalar üzerinde daha derin çalışabilir
4. Expat Türkler için en büyük problemler
Kaygı bozukluğu
Depresyon
Uyum sorunları
Yalnızlık
Göç
Aile içi çatışmalar
İş stresinden kaynaklı tükenmişlik
Çocukların okuldaki uyum süreci